Obezite Çağımızın Sorunu Haline Geliyor

tarafından
17
Obezite Çağımızın Sorunu Haline Geliyor

Obezite, enerji alımı ve yakımı arasındaki dengesizliğin neden olabildiği ve bunun bir sonucu olarak bedenimizdeki yağ dokusunun artışı ile ilişkili metabolik bir rahatsızlıktır.

 

Obeziteye neden olan faktörler nelerdir?

“Beslenme, hareketsiz yaşam, kalıtsal özellikler, çevresel, sosyokültürel, davranışsal etkiler, enflamasyona neden olan bakteriler, vitamin D eksikliği, disbiyozis, endokrin bozucular, ilaç kullanımı, anne yaşı ve üretkenliği, sıcaklık varyasyon eksikliği, uyku derinliği, diurnal ritim bozukluğu, endotoksinler ve doğum öncesi etkiler”(1) bu metabolik problemin ortaya çıkmasına neden olabilen faktörlerdir.

 

Kişinin obezite ile karşı karşıya olup olmadığı nasıl anlaşılabilir?

“Kilo Kontrolü, vücut kitle indeksi, vücut empedans ölçümü, deri kalınlıkları ölçümü, Dual Enerji X-Ray Absorbsiyometri, indirekt vücut dansite ölçümü, direkt vücut dansite ölçümü, izotopik yöntemler”(2) obezitenin belirlenebilmesi ile ilgili kullanılan yöntemlerdir fakat biz sizler için iki yöntemden bahsetmek istedik.

 

Vücut(Beden) Kitle İndeksi:

Bireyin vücut ağırlığının(kg) boy uzunluğunun karesine(m²) oranı ile bulunan beden kitle indeksi(BKİ) obezitenin derecesini belirlemede bizlere yardımcı bir ölçüttür.

Dünya Sağlık Örgütü(DSÖ)’nün beden kitle indeksi değerlerini baz alarak oluşturduğu sınıflamaya göre;

-18.5 altındaki BKİ değerine sahip bireyler -> Az kilolu

-18.5 – 24.9 BKİ değerine sahip bireyler -> Normal Kilolu

-25.0 – 29.9 BKİ değerine sahip bireyler -> Fazla Kilolu

-30.0 – 39.9 BKİ değerine sahip bireyler -> Obez

-40 üzerindeki BKİ değerine sahip bireyler -> Morbid(ciddi) obez

-50 ve üzeri BKİ değerine sahip bireyler -> Süper obez

olarak belirlenmiştir.

 

Bel çevresi/Kalça çevresi:

BKİ ölçütünün yanı sıra bel çevresi ölçümünün kalça çevresi ölçümüne oranı ile elde edilen sonuç obezite ile ilgili fikir sahibi olabilmemizi sağlayan diğer bir kriterdir.

Bel çevresi/Kalça çevresi ile ilgili elde edilen sonuca göre;

Kadınlar için 0,9’un ve erkekler için 1’in altındaki değerler -> Jinekoid Obezite

Kadınlar için 0,9’un ve erkekler için 1’in üzerindeki değerler -> Android Obezite

olarak nitelendirilmiştir.

 

Obezite ekonomiyi nasıl etkiler?

Obezitenin kronik ve toplum sağlığı için önem arz eden bir hastalık olarak kabul edilmesi bu rahatsızlığın takip ve tedavisi ile birlikte mali yükünü de önemli bir boyuta taşımaktadır.

Örnek vermek gerekir ise;

“1999’da obezitenin doğrudan bakım masrafları Amerika’da 102 milyon dolarken 2000 yılında bu değer 117 milyon dolara çıkmıştır.”(3)

 

Obezite ile ilişkili rahatsızlıklar nelerdir?

“Obezite kronik hastalıklar, kardiyovasküler hastalıklar/inme, kanser, metabolik/endokrin hastalıklar, psikososyal hastalıklar”(4) gibi ciddi rahatsızlıkların oluşmasına neden olabilmektedir.

Vücudumuzun yağ doku miktarındaki artışın yanı sıra yağ dokunun vücudumuzdaki dağılımı da hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.

Erkeklerde daha çok görülebilen abdominal ve visceral yağ doku dağılım tipleri hastalık oluşumu ile ilişkilidir. Diyabet(DM), bozulmuş glukoz toleransı(BGT), hipertansiyon ve dislipidemiler yağ dağılımının sağlığımız üzerindeki olumsuz etkilerine verilebilecek örneklerdir.

 

Obezite ile nasıl mücadele edebiliriz?

Sağlıklı bir yaşam için günlük hayatımız ile ilgili yapacağımız birtakım değişiklikler ve alınabilecek tıbbi tedavi hizmetleri obezitenin önlenebilmesinde önemli rol oynamaktadır. Günlük yaşantımız ile ilgili yapabileceğimiz değişiklikler tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz ve davranış değişikliği olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

Beslenme şekli ile ilgili alınabilecek sağlıklı kararlar kiloyu verme ve kiloyu koruma konularında önemli bir konuma sahiptir .Obezite problemi ile karşı karşıya kalan bir bireyin sosyo-ekonomik durumunun elverdiği ölçüde, yaşantısına uygun, devamlı uygulanabilir nitelikte, lif içeriği yüksek, gerekli besin değerlerine sahip ve değişime uygun diyetler ile beslenmesi obezite mücadelesinde istenen mesafelerin katedilebilmesi için gereklidir.

Egzersizler de sağlıklı beslenme alışkanlıkları ile birlikte belirli bir düzen içerisinde uygulandığında obezite tedavisinde hastanın kilo vermesi ve kilosunu koruyabilmesi(yeniden kilo almama) konusunda önemli faydalar sağlar.

Davranış tedavisinde de amaçlanan gıda alımının azaltılması ve hareketli bir yaşantının oluşturulması hedefleri obezite ile mücadelede önemli bir paya sahiptir.

Obezitenin ilaç ile tedavisi yüksek beden kitle indeksi(BKİ) değerlerine, obezitenin neden olduğu risk etmenlerine ve rahatsızlıklara(kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, dislipidemiler, diyabet, uyku apnesi vb.) sahip aynı zamanda sağlıklı beslenme ve egzersiz yöntemlerinin de olumlu etkilerinin gözlenemediği bireyler için kullanılmaktadır.

Şu an için obezitenin tedavisinde cerrahi yöntemler de kullanılabilmektedir. Verilen mücadelede yukarıda bahsettiğimiz tedavi yöntemlerinin olumlu yönde bir sonuç vermemesi, bireyin 35-40 arası veya 40’ın üzerinde BKİ değerlerine sahip olması ve kişideki obezite probleminin ciddi rahatsızlıklara sebebiyet verme ihtimali gibi durumlarda kişinin yaşam standartlarının üst seviyelere çıkartılması amacı ile cerrahiye başvurulabilmektedir.