Astım Hastalığı ve Egzersiz Arasındaki İlişki

tarafından
14
Astım Hastalığı ve Egzersiz Arasındaki İlişki

Yunanca’da “soluksuzluk” ve “ağız açık solumak” manalarına gelen astım, hava yollarının yapısal ve işlevsel özelliklerinin henüz bilinmediği çağlarda insanların karşılaşmış olduğu bir hastalıktır.

Vücudumuzdaki birtakım hücrelerin(mast hücreleri, eozinofiller, T lenfositler vs.) ve hücre ürünlerinin de etkisinin olduğu astım hastalığı hava yollarındaki daralma ile karşımıza çıkabilen ve ataklar ile seyreden inflamatuvar(yangısal, iltihabi) bir rahatsızlıktır.

 

Astım konusunu biraz açalım

Astım ataklar ile seyredebilen bir rahatsızlıktır dedik. Bu ataklar esnasında birey nefes darlığı yaşayabilir, hırıltılı soluyabilir, göğüste sıkışma hissi ve öksürük gibi şikayetlerden bahsedebilir. Söz ettiğimiz ve benzeri şikayetlerden yakınan insan sayısı bölgelere göre farklılık gösteriyor olsa da son zamanlarda dünya genelinde astım ve alerji rahatsızlıklarının görülme sıklığında bir artış saptanmıştır.

Bu artışın devam edeceği öngörülmüş. DSÖ(Dünya Sağlık Örgütü) bu durum karşısında kronik solunum hastalıklarına yönelik küresel işbirliği GARD yapılanmasını gündeme getirmiştir. Ülkemizde de GARD kapsamında kronik solunum yolu hastalıklarının neden olabildiği ölümlerin ve bu rahatsızlıklara eşlik eden ekonomik harcamaların azaltılması hedeflenmektedir.

Dünya genelinde ve ülkemizde astım hastalığını kontrol altına alma amacı güdülmekte fakat bu hedef henüz istenen düzeye ulaşamamaktadır.

 

Astımın günlük yaşantımıza,beden ve ruh sağlığımız üzerine etkileri

Nefessizlik hissi, balgam, öksürük, hava akımının kronik olarak kısıtlanması astım belirtileri arasında yer almakta ve bu belirtiler kişide psikolojik bazı olumsuz durumlara sebebiyet verebilmektedir. Psikolojik bu olumsuzluklara solunum kasları üzerinde görülen negatif durumlar da eşlik edebilmektedir. Solunumun sıkıntılı bir hal alması fiziksel aktivitelerin de kısıtlanabilmesine ve bireyin günlük yaşantısında bağımlılık ihtiyacı hissetmesine neden olabilmektedir.

Asıl konuya sonlara doğru yer veriyor olsak da astıma karşı etkili olabilecek hareketli yaşama ve nefes egzersizlerine birkaç örnek araştırma ile değinmek istiyoruz

” Uzun yıllardır kronik akciğer hastalığı olan bireylere sağlık profesyonellerinin yaklaşımı da inaktivite, istirahat ve medikal(tıbbi) tedavi ile sınırlı kalmıştır. DSÖ GARD Projesi ile düzenli fiziksel aktivitenin özendirilmesi ve yaygınlaştırılması, sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi, obezitenin engellenmesi gibi girişimler planlayarak, bireylerin bağımlılık düzeylerini ve hastalık yüklerini azaltmayı planlamaktadır. “(1)

“Araştırmacıların 60 astımlı hasta ile yaptıkları bir çalışmada astımlı bireyler hastalıklarını fiziksel aktiviteye karşı bir engel olarak algıladıklarını ve böylece hareketsizliğe itildiklerini belirtmişlerdir.”(2)

“Bir çalışmada da kontrol altında olmayan astımlı bireylerin %40.8’inin en azından bazı zamanlarda aktivite kısıtlaması yaşadıklarını saptanmıştır.”(3)

“Düzenli olarak gerçekleştirilen solunum egzersizi diyaframın kuvvetini artırır, nefes darlığını azaltır, akciğerlerin daha fazla havalanmasını ve balgam hareketliliğini sağlar.”(4)

“30 astımlı çocukta kontrol gruplu olarak yapılan bir çalışmada, 8 haftalık program ile kondüsyon bisikleti kullanılarak, düzenli fiziksel aktivitenin yaşam kalitesi ve semptom(hastalık belirtisi) skorlarına etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak düzenli fiziksel aktivitenin semptom skorlarını ve yaşam kalitesini iyileştirdiği belirtilmiştir.”(5)

“İsveç’te Emtner ve Hedin 21 erişkin astımlı bireyde yaptıkları çalışmada düzenli fiziksel aktivitenin bireyin kondüsyon düzeyinde olumlu etkiler oluşturduğunu saptamışlardır.”(6)

“İleri yaş astımı bulunan kadınlarda haftada 3 kez olmak üzere 2 dk süre ile tempolu yürüyüşe denk aktiviteleri baz alarak yapılan çalışma sonucunda yüksek fiziksel aktivitenin astım atak riskini azalttığı saptanmıştır.”(7)

 

Örneklerle devam ediyoruz

“Bir çalışmada 8 haftalık egzersiz programı sonunda solunum fonksiyon testi değerlerinin önemli değişiklik göstermesiyle astımlı hastalarda aerobik(oksijenli solunum) egzersiz programının akciğer fonksiyonlarını iyileştirmede önemli rol alabileceği belirtilmiştir.”(8)

Örnek verdiğimiz çalışmalarda da görüldüğü üzere düzenli “fiziksel aktivite astım hastalığının yönetimine, semptom skorlarına, aerobik(oksijenli solunum) kapasiteye ve yaşam kalitesine olumlu yönde etki edebilmektedir.”(9)

“Rehabilitasyon programları; solunum terapisti, fizyoterapist ve kas gücünü, fleksibiliteyi, vücut kompozisyonunu değerlendirebilen egzersiz uzmanı tarafından hasta izlenerek, bireye özel düzenlenmektedir. “(10)

“Fakat imkanların kısıtlı olduğu, akciğer rehabilitasyon programının mümkün olmadığı durumlarda bile bireyi yaşam tarzına uygun düzenli egzersiz yapması için eğiterek ve cesaretlendirerek fayda görmesini sağlamak mümkündür. Akciğer rehabilitasyonun mümkün olmadığı durumlarda neler yapılabileceğini birkaç araştırmacı aşağıdaki gibi özetlemişlerdir:

• Kısa süre ve mesafeli, kolayca başarılabilecek yürüyüşlerle başlayın.

• Her gün yürüyün.

• Yürüme hızınızı kendinize göre ayarlayın.

• Düzenli egzersiz yapın ve gerçekçi hedefler belirleyin.

• Öneriler isteyerek eğitim için çabalayın ve bilgilendirme kitapçıklarını okuyun.

• Soğuk yağışlı havalarda dahil tüm yıl boyunca egzersiz yapmaya çalışın.

• Zor dönemler süresince dirençli olmaya gayret edin.

• Kilo, diyet ve yaşam tarzı konusunda önerileri araştırın.”(11)

 

Fiziksel aktivitelerin astım hastaları üzerindeki olumlu etkilerinin daha sağlıklı bir hal alabilmesi adına neler yapılabilir?

Fiziksel aktiviteler kimi zaman astım ataklarını tetiklemektedir. Bu ataklar çoğunlukla egzersiz sonrası karşımıza çıkabilen kuru hava ve soğuğun da etkili olabildiği durumlardır. Kirli hava, yüksek düzeyde polen varlığı ve viral(virüs) enfeksiyonlar da astım ataklarını tetikleyebilmektedir. Egzersiz anında astım kaynaklı görülebilecek belirtilerin azaltılabilmesi için birey; kirli, kuru ve soğuk havadan kaçınabilir, atakları tetikleyebilecek hava koşullarında açık alanlar yerine kapalı alanları spor yapmak için tercih edebilir, egzersiz öncesi ilaç kullanabilir, rekabet ve macera sporlarından kaçınabilir.

Astım hastalığı kontrol edilebilir kişiler dağcılık, kayak gibi yüksek rakımlı alanlarda yapılan adrenalin dolu sporlar esnasında soğuk hava ile karşılaşabilir ve bu durum olumsuzluklara sebebiyet verebilir. Rekabet içeren takımlı spor branşlarından kısa devreler halinde oynanan molalı oyunlar tavsiye edilmektedir. Yüzme, bisiklete binme ve yürüyüş gibi nefes egzersizi yapma olanağı sağlayan aktiviteler astım hastalığı bulunan bireyler için tercih edilebilir. Yüzme genel olarak önerilebilecek harika bir aktivitedir. Ancak astımlı bireylerin klorlu ve soğuk suların astım ataklarını tetikleyebilmeleri ihtimalini göz önünde bulundurmalarında fayda var.